Gözlerindeki Canavar - J.M. Darhower (Kitap Yorumu)




Karissa, kısıtlayıcı, her ne kadar sevgisinden şüphe etmesem de oldukça tuhaf ve hastalıklı bir koruyuculuk duyan annesi tarafından büyütülmüştür, babası onu küçükken terk etmiştir. Sıklıkla değiştirdiği küçük kasabalardan sonra, kendi kararını vererek büyük şehirde bir üniversiteye gider. 

Oda arkadaşı Melody, bence çok da iyi bir arkadaş değildi. Hani ortamcı dediğimiz tipler olur ya o tarz bir şeydi bana göre, kendisini ve genişliğini pek sevemedim.

Ignazio Vitale ise hayır adamın adı bile tehlikeli ve farklı. Zengin, kızımızla ilk tanıştıklarında aralarında 20 lik bir fark söz konusu. Ne iş yaptığını az çok anlasam da tam bir tanımı kitabın sonunda da bulunmuyor. Artık ikinci kitaba.

Karissa, tanıştıkları ilk andan itibaren onu fazla soruya boğmuyor daha çok anı yaşıyor. Durumu hiç de iyi olmayan, hayatı boyunca hep kısıtlanmış bir insanın kendisini prenses gibi hissettiren bir adamın kollarına atlaması çok da şaşırmayacak bir şey.

Tabi prens lafın gelişi, Vitale ya da Karissa'nın seslenmeyi tercih ettiği Naz, iyilikten ve prenslikten çok uzak.

Özellikle kitabın sonlarına doğru hiç beklenmeyen şeyler yaşanıyor. Davranışların nedenleri bir bir açığa çıkıyor, Naz ve Karissa arasında hiç tahmin etmediğim bir bağ var. 

Türünden farklı olmasının en önemli göstergesi bence genellikle değişen erkek karakter olur bu tür durumlarda, onun tersine burada gelişen, olgunlaşan, sorgulamaya başlayan Karissa oluyor.

Bu tarz kitapları seviyorsanız okurken keyif alırsınız diye düşünüyorum. Ben ikincisini aldıktan sonra tekrar bir okudum parçaları daha rahat birleştirdim.

Yorumlar