19 Eylül 2016 Pazartesi

Güz Fırtınası - Rita Hunter (Kitap Yorumu)


Rita Hunter’ın kalemi her kitapta karakterlerin farklı özelliklerini oldukça samimi bir şekilde ele alıyor. Size de okurken onları koşulsuzca ve akla yatkın bir şekilde kabullenerek sayfaların arasında kaybolmak kalıyor.
Tarihi aşk romanlarındaki erkekler genellikle sonsuz bir döngü içerisinde, can sıkacak kadar odun olurlar ve bunun sonucunda hatalarını anlayınca çokça acı çekerler, gerçi ben acılarının kitabın yarısını kaplaması taraftarıyım da neyse. Bu kitapta ise Alexander ne istediğini bilen biri olduğundan başlarda çok da sıkıntı çekmiyoruz.
Olaylar arasındaki geçiş sürükleyici, çok fazla yoğun bir temposu olmamasına rağmen diyaloglar ve betimlemeler sayesinde sıkılmadan bir sonraki sayfayı çevirebiliyorsunuz. En azından benim için öyle oldu.
Jane ve onun hayal dünyası, bu zamana kadar tanıştığım en çatlak tarihi aşk romanı kadın karakteri olmasını sağladı. Onun hikayesi bir yana, aynı şekilde Jane’in takma adı ile kitap boyunca yazdığı Avcının Günlüğü adlı romanı var. Elizabeth Hoyt’un bölüm başlarında devam ettiği kısa hikayeleri gibi o da oldukça merak uyandırıcı bir şekilde ilerledi. Kitap olsa hemen alırım valla ne yalan söyleyeyim.  Catriona’yı çok sevdim.

Kitap demişken, kapak tasarımı, iç kapak tasarımları ağzımı açık bıraktı. Özenilmiş ve bence yazara ve kitaba hak ettiği değer verilmiş.  Bu türü sevmeyenleri bile cezbeden bir albenisi var. Yapanların ellerine sağlık.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder