Tehlikeli Aşk - Brenda Joyce ( Kitap Yorumu)

Bana De Warenne erkekleri kadar sinir bozucu, hatta bazen onlardan bile fazla çıldırtıcı olabilen bir erkek karakter söyleyin deseniz, size tereddüt etmeden Emilian St Xavier'ı gösteririm.













   Kitabın kadın kahramanı Ariella De Warenne hatırlarsanız Cliff De Warenne'ın kitaplardan başını kaldıramayan kızıdır. Tehlikeli Aşk'ta büyümüş ve serpilmiştir, daha da güzelleşmiştir ama aynı şekilde huylarında da hiçbir değişim olmaz. Londra'da günlerini radikal tartışmalarda, kütüphanelerde ve bunun gibi bilgi alabileceği yerlerde geçirir. Evet o, İngiliz leydilerinden beklenmeyecek kadar, daha doğrusu kusur olarak görülebilecek kadar zeki, entelektüel ve düşüncelerini çekinmeden söyleyen bir kadındır.

  Emilian ise onu büyüten Roman annesinden babasının bir varisi olmadığı için ayrılmak zorunda kalmış bir melezdir. Getirildiğinde özellikle kuzeninden ve amcasından ciddi anlamda hakaretler işitse de büyürken bunlara kulak tıkamayı öğrenir, netice de onu hor görenler iki kişi ile sınırlı değildir.

   Ariella ile yolu yıllar sonra kesiştiğinde, genç kadın onun ilk başta çingenelerin lideri olduğunu sanır. Yine de bu ondan etkilenmesine engel değildir, etnik kimliği hiç de önemsemeyen biridir kendisi. Emilian, aldığı bir haber ile ailesinden koparılmanın acısı, yaşadığı kimlik bunalımının verdiği intikam hissiyle kendisine karşı bir şeyler hissettiğinin farkında olduğu Ariella'dan intikam almak için peşine düşer. Asıl amacı tüm İngilizlerden, tüm çingene olmayanlardan intikam almak olsa da, hatasını eninde sonunda anlar.

   Ariella gerçek anlamda pes etmeyen biriydi. Adama gördüğü ilk andan itibaren aşık olmuştu ve o kendisini istemese de peşinden gitmeye devam etti. Kitap genel olarak bu şekilde ilerliyor. Emilian kaçıyor, Ariella kovalıyor. Arka perdede gerçekleşen bir çok olay ile birlikte sevgileri de sınanıyor tabi. Emilian kendisine çok üzüldüğüm ama bir o kadar da odunluğu elden bırakmayan bir karakter oldu.

   Genel olarak çok çok beğendiğim bir kitap kendisi, yazarın üslubunu çok seviyorum, çevirisi oldukça akıcıydı diğer kitaplarında da olduğu gibi. Alexi'nin başından geçen olayları ve gelecek şeyleri de çok merak ediyorum. Yan karakterler de oldukça keyiflilerdi özellikle Tyrell ve Elizabeth'in kızları Margery, onu da okumak isterim tabi ama sanırım ortada böyle bir şey yok.  

Yorumlar