18 Aralık 2016 Pazar

Fırtına Çiçekleri - Laura Kinsale (Kitap Yorumu)





Konusu itibariyle diğer historicallerden daha farklı. Jervaulx Dükü, kesinlikle zeki, aynı zamanda çapkınlıktan da geri kalmayan zengin bir düktür. Buraya kadar her şey normal. Ama daha sonra metresinin kocası tarafından yakalanınca, düelloya davet edilir. Bu karşılaşmadan sağ çıkar elbette ama akıl sağlığı gider. 





En azından, ölü sayıldığı süreyi saymazsak kendine geldiğinde konuşamaz, normal davranamaz ve oldukça saldırgan olmasından dolayı ailesi tarafından akıl hastanesine yollanır. Yolu, Maddy ile kesişene kadar kimse onu anlayamaz, ulaşamaz. Daha önce Maddy’nin babasının matematik tezi için beraber çalışmışlardır bu yüzden genç kadın onu tanır ve bir daha da bırakamaz.

Christian’ın çaresizliği, kimseye kendini ifade edememesi ve sonunda Maddy’nin onu bulup, anlaması sayesinde hissettiği şeyler çok iyi yansıtılmış. Duygu tasvirleri açısından erkek karakteri başarılı buldum ama kadın karakterimizi bir türlü sevemedim. Chris’e değer veriyor, onun iyileşmesini istiyor, adamı da seviyor ama bir yandan da sürekli gitmeliyim, uzaklaşmalıyım ondan gibi düşüncelerle boğuşuyor.  Kendisi bir Protestan, anladığım kadarıyla zenginlikten şeytani bir şey olduğunu düşündükleri için uzak duruyorlar, aynı şekilde soyluluk konusunda da görüşleri değişmiyor. Bir nevi aslında iki farklı mezhepte oldukları için de kabul edememesi var Maddy’nin bu durumu. Sadece kitabın neredeyse sonuna kadar bu kısımları okumak istemezdim.


Kitap ağır bir kitap, dikkatinizi dağıtacak şeylerin olmadığı bir ortamda okumanızı tavsiye ederim. Yoksa çabucak kaçırıyorsunuz olayları. Güzel bir kitap ama anlatımda tökezlenen yerler var. Tam giremediğiniz, anlamayacağınız, yine de imkanınız varsa kitaplığınızda olması gerekir diye düşünüyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder