6 Nisan 2017 Perşembe

Cezayir Menekşesi - Burcu Büyükyıldız | Kitap Yorumu


Sanırım Burcu Büyükyıldız’ın ev sevdiğim romanı oldu Cezayir Menekşesi. Sayfalar arasındaki tutkuyu, aşkı, üzüntüyü, öfkeyi karakterlerle eş zamanlı olarak yaşadım. Merak ettiğimin, beklentimin çok daha ötesinde bir kitap okudum.
 Selin, en yakın arkadaşının davet ettiği bir yılbaşı partisinde, ev sahibi Kuzey Doğan’ı gördüğü ilk anda, ona beğenmenin de ötesinde hisler beslemeye başlar. Bu, uzun bir zaman o ve Kuzey’in bir araya nasıl geleceklerini planlamasına kadar devam eder ta ki arkadaşı Emine sayesinde onunla bir iş görüşmesi yapana kadar.

Kuzey, kendini aşktan arındırmış, kadınlarda sadece tutku arayan bir adam. Aynı kuzenleri gibi. Ünlü ve başarılı bir avukat olmasının yanı sıra, okurken bolca iç çekmeme ya da sinirlenmeme neden olacak kadar sinirli, öfkeli, kesinlikle dediğim dedik. Öfkeli olmasının yanı sıra beğendiğim bazı şeylerden biri kitabın ilerleyen sayfalarında, öfkeyle hareket etmemesi oldu. Selin ise aşk istiyor, özellikle Kuzey’in aşkını. Ve bunu elde etmek için de elinden geleni yapacak kadar kararlı.

Kuzey ve Selin’in ilmek ilmek işlenen bağlarını okumak benim için çok keyifli oldu. E peki bu çiftimiz rahat bırakılıyorlar mı? Kesinlikle hayır. Ortada dönen bazı oyunlar, tehlikede olan hayatlar derken bir bakıyoruz buzdolabı, sarışınını korumak için elinden gelen her şeyi yapıyor. Odunluklarıyla beraber tabi.

Kitapta yetişkin içerik var baştan uyarayım. Okuduğum bazı kitaplarda cinsel sahneler çok sığ, hatta iğrendirecek derecede düz yazılıyor, ne kastettiğimi anlamışsınızdır. Bu kitapta ise karakterlerin arasındaki tutku ve kıvılcım o kadar yoğun ki, ortalık alev alsın diye bekleyen siz oluyorsunuz.

Ephesus’un en beğendiğim kapak ve cilt tasarımı ise kesinlikle bu kitap oldu. Daha ellerimin arasına ilk aldığım andan itibaren büyülendim. Yazarı hiç duymamış olsanız bile kapak adeta gel beni al beni oku diye bağırıyor.

Demeden geçemeyeceğim bu arada, Sarp ve Baran’ı ama özellikle Hazar’ı çok merak ediyorum. Onun yola gelmesini okumak bayağı keyifli olacak benim için. Ve bu kitapta tanıştığımız gizemli Barut da var… Hepsini okumak için sabırsızlanıyorum.


Kitap Tanıtımı :                                                                                              (Temsili olmayan ben)
                                                                                    
Yalnızca tutkunun varlığına inanan karşı konulmaz bir adam… Rüzgârına kapıldığı adamı elde etmeye kararlı büyüleyici bir kadın… Kar tanelerinin düştüğü yerde başlayan, yakıcı ve kural tanımayan bir aşk.

Kuzey Doğan, gri gözleri ve sert duruşuyla kadınları fethedip, mesleğinde fırtınalar estiren, hırslı ve korkusuz bir avukattı. Kalbini ısıtmayı hiç kimse başaramasa da, karanlık bir gecede gördüğü ışıltılı bakışlar soğuk duvarlarının ardında bir yangın başlatmıştı.

Güzelliği ve zekâsıyla herkesi kendine hayran bırakan Selin Soydan, âşık olduğu adamı baştan çıkarabilmek için yaptığı planların işe yarayacağını sanıyordu. Derinlerinde ne sakladığını bilmediği bir buz dağına çarptığında, korumaya çalıştığı iradesi de paramparça olmuştu.

Tutkunun ateşi ikisini de kavururken, Kuzey sahip olduğu kararlılığı ellerinde tutabilecek miydi? Tehlikelerle örülü geçmiş aralarına sızdığında, tutsak edilmiş duygular zincirlerinden kurtulup özgür kalabilecek miydi?
                                                                                                      











                                                                                                                                                                                                                                









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder