Yanlış Zaman Doğru İnsan | Linda Howard | Kitap Yorumu


 Grace St. John, nadide el yazmaları üzerinde çalışan bir akademisyendir. İşini severek yapar, çok sevdiği bir kocası ve kardeşi vardır. Dışarıdan bakınca mükemmel bir hayat gibi ki aslında gerçekten öyledir. Ama hayatı, çalıştığı el yazmaları yüzünden tepe taklak olduğunda Grace kendini bir kaçak olarak bulur. Hayatının neden altüst olduğunu, bir kaçak olarak yaşamak zorunda kaldığını, bulunduğu anda ise neden öldürüleceğini öğrenmek için yapması gereken şey kendi güvenliğini sağlamak ve el yazmalarının ne anlattığını çözmektir.



Öncelikle arka kapaktaki konunun veriliş şekli oldukça yanıltıcı. Bende çok farklı bir beklenti doğurmuştu bu yüzden. Arka kapağı hiç okumadan kitabı almanız daha iyi olur derim. Üstte yer verdiğim kısım kitabın büyük bir bölümünü kapladığından genel itibariyle hatları bu. Bendeki beklentisi bir aşk romanı şeklindeydi, aşk var tabi ama bunun dışında kitapta en beğendiğim kısım Grace’in hayatta kalmaya çalışmasını okumak oldu. Bu kısımlar oldukça uzun bir süreyi kapsıyor ama kitabın akıcılığından bir şey kaybetmediğini söyleyebilirim. Sizde bana, arka kapağın beklentisinde değilseniz katılırsınız diye düşünüyorum.

Kitabın beğendiğim bir diğer kısmı ise İskoçyalı Niall oldu. Yazar çoğu yerde gösterip devamını vermemiş. Bu sayede oldukça meraklanıyorsunuz onun hakkında. Ben kendisini çok sevdim şahsen, daha çok görmek isterdim. Tabi beğenmediğim bir nokta da yok değil. Grace ve Niall ikilisi bana değişik bir çift gibi geldi. Birbirlerini hangi ara sevdiler anlamadım. Hikaye gidişatının detaylı, güzel ve içine çekici olduğu kadar duygusal kısımlarında daha belirgin yazılmasını isterdim.

Kitap Tanıtımı

Linda Howard, modern zamanlarda dünyaya gelmiş bir kadının, geçmişe ait bir sırrı bizzat yaşayarak açığa kavuşturmasını ve son derece romantik hikâyesini anlatarak okuyucularını
bir kez daha büyülüyor.

Antik el yazmaları üzerine uzmanlaşmış bir akademisyen olan Grace St. John, eline geçen birtakım eski belgelerin asırlar önce kaybolmuş bir Kelt hazinesinin aranan anahtarı olduğunu asla tahmin edemez. Ancak sınırsız gücün anahtarını elinde tuttuklarına inanılarak efsaneleştirilen Tapınak Şövalyeleri'nin ilgi çekici hikâyesini çözdüğü anda, söz konusu gücün peşine düşmüş acımasız bir katilin tek hedefi haline gelir. 

Onu durdurmaya karar veren Grace'in, Şövalyeler'in sırrını sonsuza dek tutmakla görevlendirilen şöhretli bir savaşçının yardımına ihtiyacı vardır: karanlık bir öfkeye ve dizginlenemeyen tutkulara sahip vahşi İskoçyalı Niall. Onu bulmak ve kendi hayatını kurtarmak için Grace'in zamanda yolculuk yapması, on dördüncü yüzyıl İskoçya'sına geri gitmesi gerekmektedir. 

Yorumlar