Davetsiz Misafir ( Cehennem Kulübü #2) Gaelen Foley | Kitap Yorumu

İlk kitap Şeytan Diyor Ki de Özgürlükçülerin fazlaca yer bulduğunu söylemiştim, bu kitap da ise dozları kısılmış, bu sefer neredeyse hiç yer verilmemiş onların gözünden anlatımlara. Ne dolaplar çevirdiklerini bilmek isterdim, bu kısmı geçersek, ana karakterlerin duygularına daha çok yer verilmişti. Yazarın kalemi ise oldukça akıcı, elime almam ile bitirmem bir oldu.


 Kate Madsen, yalnız yaşadığı kulübesinden bir gece yarısı kaçırılır. Adamlar onu haftalarca bir yerde hapsederler, sonunda ise Canavar diye bahsettikleri düke hediye etmek üzere foyaları da meydana çıkmasın diye afyon ile uyuştururlar. Buraya kadar her şey seriden alakasız fakat bu canavar diye bahsedilen dükümüz, ilk kitapta topraklarındaki kaçakçılar sorununu çözmek için Londra’dan ayrılan, teşkilatın en önemli ajanlarından Warrington Dükü Rohan Kilburn olunca işler değişiyor. Üstelik Kate ile Rohan arasında, yüzyıllardır süren bir savaşın önemli bir bağı ortaya çıkınca diğer kitapta bolca bulunan aksiyon ve gizem de kitapta yerini alıyor.

Gaelen Foley yurt dışında birden fazla serisi bulunan bir yazar bizde ise sanırım bir başka serisinin ilk kitabı ile bu serinin üç kitabı çevrilmiş durumda. Epsilon okuyucularını yıllar boyu süründürmeyi seven yayın evlerinden biri olduğundan sanırım şu anlık o serileri de okumanın hayali yerine elimizdekilerin bitmesini dileyebiliriz. Anlayacağınız, yazarın kalemini gerçekten çok beğeniyorum. 

Rohan, ailesindeki erkeklerin gelinlerini öldürdüklerine dair bir lanete inanıyor bu yüzden adımı bilirsen ölürsün tarzı tavırları kitap boyunca sürüyor. Rohan biraz odun bir karakter ama aynı zamanda gayet de nazikti yani bu serinin adamları beni bir fan kızına dönüştürüyorlar. Bir de serinin dördüncü kitabında sanırım ilk kitaptan yaşadığı işkence sonrası hafızasını kaybeden bir Aziz Michael ajanı var onu okurken nasıl ayılıp bayılacağım bilmiyorum-tabi okuyabilirsek. Okuduğum bazı yorumlarda birbirlerine fazla hızlı tutuldukları düşünülüyor ama ben şahsen bu görüşte değilim. Sonuçta aralarındaki yanlış anlaşılma fazla uzun sürmedi. E çözmeleri de gereken bir gizem ve Kate’in de hayatının kendisini asıl kaçırtanlar yüzünden tehlikede olduğunu varsayarsak ikisinin beraber vakit geçirmesi ve aralarındaki tutku kıvılcımlarının da çatırdaması kaçınılmaz oldu.

Seri tavsiyemdir ve okuyacaksanız eğer sıralamasına göre okumanız daha faydalı olur arka planda yer alan Teşkilat ve Özgürlükçüler'den dolayı.

Kitap Tanıtımı

Londra’nın aristokrat çevreleri için Cehennem Kulübü iyi yetişmiş hiçbir genç hanımefendinin hoş bakmayacağı erkeklerin oluşturduğu rezil bir topluluktur... Fakat bu adamlar düşünülebilecek her türlü ahlaksızlığın peşine düşmekle nam salmış olsalar da aslında kralı ve ülkelerini korumak için her şeyi yapabilecek güçlü birer savaşçıdırlar... Nesillerdir atalarının yaşamını etkileyen lanete inanan Warrington Dükü Rohan Kilburn kimseye bağlanmayacağına dair ant içmiş ve kendini Cehennem Kulübü’ne adamıştır. Fakat ansızın evine getirilen davetsiz misafiri görünce buz tutmuş kalbinin sızladığını hisseder. Gerçeklerin ortaya çıkmasıyla hayatı bir anda karmakarışık olan Kate Madsen’ın Canavar olarak bilinen düke güvenmekten başka hiçbir seçeneği yoktur. Kısa süre içinde onun aslında nasıl biri olduğunu keşfettiğinde ise hislerine karşı koyamaz ve bu vahşi adamın sevgisini kazanmak için elinden geleni yapmaya karar verir.

Yorumlar

  1. 3 kitap arasında en çok bunu sevmiştim. Dediğin gibi Epsilon Wattpad'den başını kaldırsa da biz historicalcilere güzel bir yaz sürprizi yapsa. O kadar çok arası var ki seriyi unuttum gibi 😐

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. küllerinden doğan alınmayı bekliyor ama muhtemelen yenisi çıkana kadar yine unuturuz... Seriler bitse de paçayı kurtarsak bir an önce...

      Sil

Yorum Gönder