12 Temmuz 2017 Çarşamba

Ermiş | Halil Cibran | Kitap Yorumu

•"Sizler şarkılar söylediniz bana yalnızlığımda ve ben özlemlerinizden bir kule yaptım gökyüzünde. Ama şimdi uykumuz kaçtı, düşümüz bitti ve artık şafak vakti değil."
•"Konuşanlar var, konuşup, bilmeden ve öngörmeden kendilerinin de kavrayamadığı bir hakikati ortaya çıkaranlar. Bir de hakikati içlerinde taşıyıp da kelimelere dökemeyenler var."


El Mustafa, hayali Orphalese'den ayrılırken halk ondan Evlilik, Yasalar, Çalışmak, Akıl ve Tutku da dahil birçok konu hakkında düşüncelerinden bahsetmesini ister.

Ermiş, orijinal adı ile ise Peygamber kısa olmasına rağmen her sayfası ayrı anlamlar, düşünceler ve fikirler barındıran bir kitaptı.

Aslında bütün dinlerde ve çoğu gelişmiş kültürlerde yer alan kavramlar, şimdiki evrensel düşünceler yer alıyordu. Verilen tavsiyelerin illa ki birkaçı çevremizden duyulabileceğimiz şeylerdi, kitapta ise bunlar tabi ki Halil Cibran'ın güzel benzetmeleri ve yazım tarzı ile yer bulmuşlar kendilerine.

Nedense bu kitap bana Veda Hutbesini hatırlattı. Son yolculuk öncesi verilen, önemli tavsiyeleri açısından .

Yazarımız Lübnan asıllı Amerikalı bir felsefe yazarı dolayısıyla birkaç kültürün iç içe geçmiş bir yazım tarzı var kitabında.

Bazı şeyleri bilmemize rağmen bize farklı bir şekilde tekrar anlatılmaları ya da o kişiyle düşüncelerinizin benzerliği, fikirlerinizin aynılığı sizi mutlu eder ya, o tarz bir kitaptı işte. Liste fiyatının 6 ₺ olması da göz önünde bulundurulursa bence okumanız gereken bir kitap, fikirlerinizi tazeleyin.

Kitap Tanıtımı

Cibran, Yakın, Orta ve Uzakdoğunun geleneksel öğretileriyle Batı düşüncesini karşılaştırmış, bireysel ve toplumsal olgulara çeşitli sentezler getirmiştir. Yapıtlarında şiirsel bir anlatım kullanmış, Doğu düşüncesini Batı diliyle yazmıştır. Bu nedenle Cibranın eserlerini okuyanlar, bir bakıma Peygamberlerin kitaplarını okuyormuş izlenimine kapılırlar.Tıpkı kutsal kitaplardaki gibi yazım büyük önem taşır. Aforizmalarını sanki meydanlarda yüksek sesle okusunlar diye yazmış gibidir.Her kitapta kurgu aşağı yukarı aynıdır.Bir Öğreten bir de ondan Öğrenenler vardır. Konu da az çok aynıdır: Doğa, Toplum ve İnsanoğlu. Bu üçlü her zaman bir bütün içinde ele alınır ve öğreten, Doğanın, Toplumun ve İnsanlığın yasalarını anlatır.Halil Cibran, gerek şiirlerinde, gerekse resimlerinde İnsanoğlunu ve onun İnsanlığını en yüce doğa olayı olarak ele alır. Evrimlere yürekten inanır. Sizler Doğanın çocuklarınızder. İnsanlara eziyet edenleri, sömürenleri, aldatanları şiddetle kınar.Ama sömürülenlere de yalnız acıma duygusuyla yanaşmaz:Eğer başınıza bir despot geçmişse bunun sorumlusu sizlersiniz; Yüce Yaratan, alnınıza diktatörleri yazmamıştı, bunu sizler kendi kendinize yazıyorsunuz,der. İnsanlar, insanlıklarına kavuşmak istiyorlarsa, diktatörlere başkaldırmaları gerektiğini savunur.Sizin diye bildiğiniz evlatlar gerçekte sizlerin değildirler,Onlar kendini özleyen Hayatın oğulları e kızlarıdırlar.Sizler oracılığıyla dünyaya gelmişlerdir.Onlara sevginizi verebilirsiniz ama düşünceleriniz asla.Çünkü onların kendi düşünceleri vardır.Onların vücutlarını çatabilirsiniz ama canlarını asla.Çünkü onların canları geleceğin sarayında oturur ve sizler düşlerinizde bile orayı ziyaret edemezsiniz.Kendinizi onlara benzetmeye çalışabirlirsiniz ama onları kendinize benzetmeye kalkışmayın hiç.Çünkü Hayat ne geriye gider ne de geçmişle ilgilenir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder