Buz Sıcağı | Fatih Murat Arsal | Kitap Yorumu


Başarılı bir cerrah olan Zafer, arkadaşının kızının düğününden dönerken yolda ayakları çıplak, üzerinde hiçbir eşyası olmadan yolda yürüyen bir kadına denk gelir ve ona yardım eder. Başına çok kötü şeyler gelmiş olduğu belli olan, üstelik amcasının evinden de reddilen Zeynep'i yanına alarak onun da okuduğu İstanbul'a götürür.
Tabi sonrasında olan olaylara değinmeye gerek yok sürprizi kaçmasın.
Öncelikle Zeynep karakteri şımarıktı ama seveceğiniz türden bir şımarıklık diyebilirim şen şakrak, alev gibi bir kadındı. Zafer ise benim okumaktan çok hoşlandığım biriydi, özellikle yaptıkları ile Tahir'den sonra ki favori FMArsal erkeği oldu gözümde.
Yazarın yarattığı karakterler genelde birbirlerine benzerler ama burada Zeynep ve Zafer'in ilişkilerinin serpilmesine neden olan bir olay ve yaşanmışlık vardı. Açıkçası bunun ilk başta kızın yanlış anlaması olduğunu düşünmüştüm hatta yazarın daha önceki kitabında olan bir olay gibi olabileceğini. Bu olay ve sonrasında karakterlerin davranışlarını bu yazarın kaleminden okumak çok güzel oldu. Benim için en önemli artısıydı kitabın. 

Yan karakterlerden özellikle Cengiz karakterini çok sevdim onunla ilgili bir muhabbete kahkahalarımı tutamadım. Bir de Zeynep'in eski sevgilisi Furkan var. Ah elimde kürekle kazmayla kovalayasım geldi o adamı. Zerre hoşlanmadım. 

Kitap boyu hem güldüm, hem sinirlendim, hem üzüldüm. Ve tabiki de birkaç saat içerisinde okudum bitirdim. Yazarın dili ise her zamanki gibi çok güzeldi. Türk romantik yazarları arasında en sevdiğim olur kendisi anlatım tarzı pek çoğundan daha farklı. Sade, güzel detaylar veren ve karakterler ile bütünleşmenizi sağlayan türden. 

Ve son olarak Zafer diyorum başka bir şey demiyorum. Onun hakkında diyeceğim her şey az kalır gerçeğinin yanında. Zeynep'in ailesine bir sözü vardı, beni benden aldı diyebilirim. Yok vazgeçiyorum. Yeni favori FMArsal erkeğim sensin.

Kitap Tanıtımı


Hedeflerine erişmiş, başarılı bir doktordu. Hayattan hiçbir beklentisi kalmamıştı. Büyük evinde tek başına yaşamaktan, soğuk ameliyathanesinden, az dostu olmasından, sevgisiz ilişkilerinden memnundu. Tesadüfen otomobiline aldığı bir kızın sorumluluğunu neden üstlenecekti ki? Katılaşmış kalbini yumuşatan neydi bilmiyordu! Genç kızın boyun eğmeyen cesur ruhu mu? Yeşil gözlerinin sıcacık pırıltıları mı? Buz gibi ruhunu ısıtan neşeli gülüşleri mi?
... ya da yalnız hayatını dolduran kocaman yüreği mi? Sebep ne olursa olsun, kadere karşı koyulamayacağını çok çabuk anladı. Üstelik bilerek kadere yardım etti. Dışlanmış ve çaresiz bir genç kızın, yaşama sevinci olmayan, buz kalpli bir adamın hayatına usul usul sızmasını gülümseyerek izleyeceğiniz bir FMArsal romanı daha!

Yorumlar

Yorum Gönder