Tadımlık Aşk | İlknur Birdal | Kitap Yorumu

Ufak sorunlar geçiştirildikçe büyür dağ olurlar. Bir zaman sonra en ufak şeyin bile gözünüze battığı anlar gelir karşınızdakine karşı. Özellikle evliliklerde bir taraf bile olsa konuşma yanlısı değilse ya da alttan alıyorsa bu problemler koca bir soruna dönüşürler zaman geçtikçe.



Birbirlerine çok aşık olan, muhteşem zaman geçiren çiftlerimiz evlenirler ve mutlu son denir. Tabi bu kitaptaki ana karakterlerimiz Burçak ve Dinçer mutlu sonu sonsuza kadar sürdüremiyorlar. Yukarıda saydıklarım onlar için tek tek gerçekleşiyor.

Çiftimiz arasında aşk ve tutku var ama birbirlerini anlama ve idare etme konusunda hiç iyi değiller. Kitabın büyük bir bölümünde evliliklerindeki sorunun Dinçer'den kaynaklandığını düşünsem de kitabı okudukça Burçak'ında öyle kolay bir insan olmadığını anladım.
Çiftler birbirlerini ne kadar çok sevseler de bir hayatı, bir evi paylaşmak da bir o kadar zor. Emek ve sabır isteyen bir iş. Herkes altından kalkamıyor. Kimse mükemmel değildir. Mükemmel olmayan çiftimiz bir arada kalabilecek mi bu soruyu okursanız çözeceksiniz.
Bu şekilde anlatmama bakmayın kitap romantik komedi türünde. Yazar böyle bir konuyu bize güzel ve eğlenceli, yeri geldiğinde sinirleneceğiniz ya da duygulanacağınız bir şekilde anlatmış. Yan karakterleri oldukça sevdim özellikle İnci ve Erdem çiftini okumak isterdim yazar onlara tadımlık yer vermiş.
Kitapta hem çiftimizin evlilik sorunlarını hem de geçmişteki flört gibi dönemlerini okuyoruz. Ah siz neymişsiniz de ne olmuşsunuz dedim okurken. Sadece çiftler değil arkadaşlar, aileler de küçük problemleri bir şey olmaz deyip kenara atmamalı.
Kısaca mutlu sondan sonraki en önemli zamanları yani evliliğin ilk yıllarını toz pembe şekilde anlatmayan, karakterlerin bir masalın kusursuz karakterleri değilde gerçek hayattan olduğu bu kitabı romantik sevenlere tavsiye ederim.

Kitap Tanıtımı

“Romantik bakışmalar, heyecanlı buluşmalar, kalpte kelebekler, mide de oluşan kördüğümler… Sonrası evlilik, balayı ve cicim ayları…”

Dinçer ve Burçak Soysal çifti hızlı bir flörtün ardından, soluğu nikâh masasında almışlardı. Aşkın o tatlı heyecanı yerini dinginliğe bıraktığında, birbirlerine zıt olan karakterleri ortaya çıktı.
Ve her şey sorun olmaya başladı.
“Bir kadın mutfağa girmekten neden nefret eder? Bu kadar ayakkabıyla bir cinayet mi planlıyor? Ve nasıl bu kadar dağınık olmayı başarabiliyor?”
“Bir adam nasıl bu kadar düzen hastası olabilir? İşinden başka hiçbir şey düşünmez mi? O kravatları mezara mı götürecek?” Bir kravat ve ayakkabı ne kadar sorun olabilirdi ki?

“Tek sorun kravatlar.”
“Bence ayakkabılar.” 
“Hepsini çöpe atmak istiyorum.” 
“Ayakkabıları mı?”
“Hayır, sevgilim, kravatlarını…”

Evlilik aşkı öldürüyor mu? Cevabı ararken biraz eğlenmeye ne dersiniz?

Yorumlar