Yolcu | Lisa Lutz | Kitap Yorumu

Gözlerimi kapattığımda bazen başka bir dünyanın içine giriyorum, alternatif evrenime. O gece hiç olmamış gibi. Ya da olmuşsa bile, biz hiç karışmamışız gibi. Yapacağımızı söylediğimiz her şeyi yapmışız. Hatta paylaştığımız ucuz tek odalı bir dairenin net bir resmi bile gözlerimin önünde canlanıyor. Asansörsüz bir binanın üçüncü katı. Sıcak yaz gecelerinde yangın merdiveninde oturuyor ve bira içip, yıldızlara bakıyoruz. Düşündüm de, şu an orada birlikte olabiliriz.
Ama sonuçta bu gerçek değil.
Genelde okuduğum gizem, gerilim kitapları beni pek sarmaz ve tatmin olmam. Ama Yolcu istediklerimi bulduğum bir kitaptı.
Tanya Dubois kocasını ölü bulmasının ardından bütün okların ona yöneleceğini düşünerek bütün nakit parasını alıp kaçar. Adını ve hayatını kolaylıkla bırakmayan nasıl başarabildiğini sorabilirsiniz, ana karakterimiz bu işlerde oldukça beceri sahibi biri. Ben şahsen Tanya, Amelia, adı ve büründüğü kimlik ne olursa olsun karakterin kendisine hayran kaldım.
Kitap boyunca onun geçmişini, kılık ve kimlik değiştirmede nasıl bu kadar başarılı olduğunu, en önemlisi bunu neden yapmak zorunda olduğunu merak edip durdum. Kitap saydığım nedenler sayesinde oldukça sürükledi beni.
Dili oldukça akıcıydı, çevirinin etkisi de bunda büyük. Gizem, gerilim türünü sevenlere ve yeni bir tat arayanlara tavsiye ederim.

Kitap Tanıtımı

Eğer merak ediyorsanız, bunu ben yapmadım. Frank’in ölümüyle benim hiçbir alakam yoktu. Olay sırasında başka yerde olduğumu kanıtlayan bir şahidim yok, bu yüzden bu konuda sözüme güvenmek zorundasınız…
Tanya Dubois, eşini merdivenlerin altında yatar halde bırakmasından kırk sekiz saat sonra, kredi kartlarındaki nakit parayı çekti, saçlarını kahverengiye boyadı, telefondaki karanlık ve belirsiz bir sesten yeni bir isim talep etti ve kasabadan kaçtı. Ve bu ilk olmayacaktı. 
Bir kaçağın gözlerindeki tekinsiz bakışları tanıyan ve ona kalacak bir yer teklif eden kadın barmen Blue ile karşılaştı. Artık seçenekleri oldukça azalmış olan Tanya-ya da-artık-Amelia bu teklifi kabul etti. Böylece, gergin – ve tehlikeli – bir ortaklık doğmuş oldu. Günümüzde, fark edilmeden yaşamak neredeyse imkansız bir hale gelmiş olsa da, Amelia-ya da-artık-Debra ve Blue, bunu en azından deneyecek cesarete ve yeteneğe sahipti ve aslında, başka bir çareleri yoktu. Sek sek oynar gibi şehirden şehre kaçan Debra’nın asıl peşinde olan ise, çok karanlık bir sırdı… Debra, geçmişinden kaçmayı da başarabilecek miydi?
Kalbinizi durduracak kadar heyecanlı kaçışlar ve çapraşık hilelerle dolu olan YOLCU, hayatta kalma yolunda ilerlerken, kendinizi tanımlamak hakkında muhteşem bir psikolojik gerilim. Kesin olan bir şey var: bu yolculuk nefesinizi kesecek!

Yorumlar