Yemezler Güzelim ( Bilişim İstihbarat #3) Zeliha Eren | Kitap Yorumu

Bilişim İstihbarat Serisi'nin daha önceki kitaplarında yer alan ajanlardan Zack ve bir öğrenci olan Mila'nın kitabını nihayet okuyabildim.
Benim hiç sevmediğim bir huyum var o da bir kitabı okurken ana karakterlerden çok yan karakterleri merak etmem. Bu kitapta Mila'nın dört ağabeyi seriden bağımsız olsalarda oldukça merakımı uyandırdılar.

Ve bir sonraki kitabın kahramanları Azra ve Mert'e değinmemek olmaz. Aralarındaki tutku sayfalara buram buram yayılmış. O devam kitaptan verilen kısacık bölüm bile bana serinin şimdiye kadar ki en iyi kitabını okuyacağız izlenimini verdi.
Mila serinin diğer kadın karakterlerini aratmayacak, hatta bazen onlardan daha çatlak olabilme kapasitesine sahip olan biriydi. Zack ise...Bence BİS ajanlarını anlatmama gerek yok, onlar karşısında kelimeler kifayetsiz, sözler anlamsız... Ayılıp bayılmak da serbest.
Daha önceki kitaplarda hiç bu kadar güldüm mü bilmiyorum. Özellikle Mila'nın ağabeyleri ile Zack'in diyaloglarını oldukça keyif alarak ve eğlenerek okudum.
Zack ve Mila'nın ilişkisi bazı yerlerde eğlenceli, bazı yerlerde komik, bazı yerlerde dram dolu, içinde her şeyi barındıran bir şekilde ilerledi.
Tam konu şimdi nereye bağlanacak ki derken çıkan gerçekler ise oldukça şaşırtıcı. Serinin her bir kitabında buz dağının o karanlık kısımlarını keşfediyoruz. Seri daha devam ediyor, bu yüzden kim bilir karşımıza ne gibi gizemler çıkacak daha.

A L I N T I

"Şşş... Sakin ol, devetabanı. Lütfen derin nefesler al..." Zack'in zihni fazlasıyla bulanmıştı. Karşısındaki endişeli kıza gözlerini kısarak baktı. Onu hatırlıyordu. Beyninde bir sürü görüntü birbirine girerken, Mila'nın parlak mavi gözleri vücudunu saran acının biraz olsun dinmesini sağlamıştı. "Sen..." Zack'in ağzından çıkan cılız kelime, kocaman bir alev topu olup Mila'nın kalbini parçalamıştı. Onu şimdiye kadar hiç böyle görmemişti. Bu kadar savunmasız görünmesi, Mila'nın karnından başlayan bir ölüm sancısının kalbine ulaşmasına neden olmuştu. "Ben...Bücürük...Mila." Mila'nın yumuşak bir sesle konuşmasına rağmen, Zack kaşlarını çattı ve alnını ovuşturdu. "Seni hatırlıyorum ama her şey o kadar karmaşık ki..." Mila yatıştırıcı bir sesle adamın saçlarını okşamaya başladı. "Sakin ol, Zack. Lütfen sakin ol. Hepsi geçecek. Ben yanındayım." Zack ona bir kez daha baktı. Mila adamın gözlerinde -bakmaya doyamadığı o güzel gözlerde- öyle derin bir boşluk gördü ki, acı bir panik dalgası boğazını kuruttu. İçindeki çok küçük bir his, Zack'i kaybettiğini haykırıyordu ve bunun düşüncesi bile korkudan başının dönmesine neden oluyordu.

Kitap Tanıtımı

Bilişim İstihbarat Servisi bu sefer fena halde karıştı!

Kemerlerinizi daha sıkı bağlayın!

Mila ve Zack, atom altı parçacıklarının çarpışmasını bile kıskandıracak kadar güçlü bir şekilde
birbirlerine tosladıklarında, Zack bebek mavilerinde kaybolmuştu. Karşısındaki kızın gözleri dışında
tüm dünya tedavülden kalkarken, daha ne yaptığını bile anlamadan onu öpmek istemişti. Tabii hemen

ardından da kendini tekmelemek!

Sokakta gördüğü her hayvanı evlat edinmek gibi güçlü bir dürtüye sahip, yufka yürekli olduğu kadar,
cadılıktaki uzmanlığını da en yüksek dereceyle tamamlamış Mila Bennet, son derece normal yaşantısını
yerle bir edecek olaylar silsilesinin içine düştüğünde, ona yardım edebilecek tek kişi Zack Feller'dan
başkası değildi. Dört abisi de işin içine girince, dünyayı ve aşk hayatını aynı anda kurtarmaya çalışmak

zorunda kalması ise, kaderin ona cilve yapma şekliydi.

Bu defa oyun çok büyüktü... Zack'in geçmişinden gelen sırlar Mila'nın gizli yönlerini ortaya
çıkarırken, birbirlerinden başka güvenecek kimseleri kalmamıştı. Tek kurtuluşları birlikte çalışmaktı
ama kaderin onlar için çizdiği yol pek kolay sayılmazdı. Özellikle de Mila'nın bela olma kapasitesi

düşünülürse...

Tavsiye: Hiç sakin olmadan okuyun!



Yorumlar