Yeminimi Bozana Kadar (Highlander #2) Julianne Maclean | Kitap Yorumu


Yazarın bu serisini seviyorum. Epsilon'un şu anlık güncel tuttuğu historical serilerinden birine ait kitap. Umarım devamı da kısa süre de gelir. Seri de en çok sevdiğim şey, 18. Yüzyıl da geçen bir roman olmasına rağmen, atmosferin, kahramanların da İskoçya'da olmasının etkisiyle kitapta tam da bir orta çağ havası esiyor olması oldu. Angus, iki yıllık sürgününün ardından evine geri döner ve babasının ölümünden sonra orayı yönetmeye başlayan MacEwen hanesine savaş açarak kaleyi ele geçirir. Zaferini pekiştirmek için de klanın ölmüş liderinin kızı Gwendolen ile evlenir.
Tabi Gwen yelkenleri o kadar kolay suya indirmedi. Angus, ilk kitaptaki kadar sinir bozucu olduğundan kadının ona karşı cephe alması da kaçınılmazdı zaten. Tabi sonrasında birbirlerini tanımaya başladıkça bir de üstüne kıvılcımlar hava da uçuşunca olaylar gelişti. Yazarın kalemini seviyorum, bu kitapta da aşırı detaya kaçmayan güzel bir anlatım tarzı hakimdi. İlk kitapta Angus'a sinirlenenler, bu kitapta da ona oldukça kızacaklar. Tavırları hiç değişmese de Gwen'i tanıdıkça yumuşamaya başladığından o kısımları okumak keyifli oldu, özellikle kendi dediklerini bir bir yuttuğunu fark etmediği için. Gwen ise ilk baştaki düşüncelerinde bana göre sonuna kadar haklıydı, sonra da aşkının peşinden gitti, tam bir historical kadın karakteri. Gereksiz bir inatçılığı yoktu, bir romana iki bu tarz karakter fazla boğucu olurdu. Seride ağırdan ziyade daha yumuşak bir hava hakim. Sizi fazla zorlayacak türden değil, tarihi aşk okuduğunuzu hissetsem de aynı şekilde bir peri masalını okuyormuş gibiydim. Kitaplar birbirleri ile bağlantılı karakterleri anlattığından dolayı seri sıralamasına uymanız daha iyi olur.

Kitap Tanıtımı

İskoçyalılar özgürlükleri, onurları ve sevdikleri kadın uğruna savaşmaya yemin ederler.

Vahşi Bir Savaşçıdan… 

Sarı saçları, savaşla yontulmuş kasları ve ürkütücü kükreyişiyle "Aslan" Angus Macdonald, Leydi Gwendolen'in o güne kadar gördüğü en korkunç savaşçıdır. Babasının şatosu sürpriz bir saldırıyla ele geçirildiğinde, Gwendolen klanını bozguna uğratan adamla yatağını paylaşmak zorundadır. Ancak Angus ne kadar çekici olsa da genç kadın savaşmadan masumiyetini vermeyi reddeder…


Tutkunun Kölesine…


Baş döndüren güzelliği, cüretkârlığı ve küstah gülümsemesiyle Gwendolen, Angus'un gördüğü en sinir bozucu kadındır. Angus iki klanın birleşmesi için genç kadını eşi olmaya zorlar. Ama Gwendolen'in kalbini fethetmek için bir âşık olarak bütün yeteneklerini kullanması gerekir. Angus her gece dokunuşuyla onu ateşler ve öpüşüyle şehvetini körükler. Ama tıpkı Gwendolen'in bedeninin kendisine ihanet ederek Angus'a arzu duyması gibi, gizli bir düşman da her ikisine ihanet etmek için planlar kurmaktadır.

Yorumlar