İskoç Sürgünü (Campbell Trilogy #2) Monica McCarty | Kitap Yorumu

Yazar bir önceki okuduğum serilerinde ne kadar odun vari erkek karakter yazdıysa bu serisinde tam tersine aşık, mantıklı, sizi sinir krizinin eşiğine getirmeyecek, daha da aşık olacağınız karakterler yazmış. Tabi ben o diğer serilerdekileri de seviyorum orası ayrı mesele. Kralın yok etmeye yemin ettiği McGregor soyundan Patrick ve onları bizzat yakalamakla görevli Campbell ailesinden leydi Elizabeth'in aşk hikayesini okudum. Her olayın bir diğer bakış açısı vardır. Bir önceki kitapta McGregor'lar ne kadar adi insanlarmış gibi algılanlasalar da aslında bir çoğu öyle değildi. Tam tersine Patrick, ailesi haksız yere katledilirken bizzat orada olsa da, sağ duyusundan ödün vermeyen ve sadece evini geri almak için savaşan biriydi. Ve o kadar olay yaşamışken bile zor durumda olan bir leydiye yardım etmek için planlarını altüst etti. O kişi kim tahmin edersiniz, Elizabeth. İkisinin karşılaşmaları ilkinde ne kadar plansız olsa da ikincisi hiç de öyle değildi. İlk kitapta bizzat Patrick'i ilgilendiren olaylar yaşanmıştı. Okurken sürekli hop oturup hop kalktım ne zaman gelecek konu oralara diye. Kalenin leydisi ve oradaki bir asker arasındaki uçurum ve tüm bunlara rağmen yine de birbirlerine çekilmelerini okumak çok güzeldi. Elizabeth bazı yerlerde çok tereddüt etti ama onun nedenlerini anlayabildim. Ayrıca onun MacLeod serisindeki Rory ile nişanlı olduğunu unutmuştum. Güzel bir ayrıntı olmuş. Muhteşem biri olmasına rağmen üç nişanı da hüsranla sonuçlandığından sadece sevdiği biriyle evlenmek istemekte kendisi. Tabi bu arada yoluna kendisini kurtaran, etkileyici, onu kesinlikle önemseyen Patrick çıkınca bütün duyguları karman çorman oluyor leydimizin. Patrick'in yaptığı şey başta beni çok tereddüte soktu. Ama bu olayın kitabı çorba etmemesine sevindim. Hatta güzel sahnelere de vesile oldu. Yaşadıklarına çok üzüldüm, yaptığı şeyleri bu yüzden hemen kabullendim ve o kadar olaya rağmen yine de Elizabeth'e verdiği değer, bunu gösterme biçimi ona daha da hayran olmama sebep oldu. Elizabeth'in uğursuz ağabeyi Colin daha da sinir bozucuydu. Bakalım üçüncü kitapta nasıl delirtecek beni. Yazar yine kullandığı tarihi detaylar sayesinde sanki bu aşk gerçekten de yaşanmış hissi verdi. Ayrıca konunun bağlanma şeklini çok sevdim. Üçüncü kitap hakkında verilen bir detay ise bir an önce okumak istememe sebep olacak türden kendisini.

KİTAP TANITIMI

Yakışıklı ve tehlikeli Patrick MacGregor, aranan bir adamdır. Kanun tanımaz klanının sert ve inatçı ruhuna sahiptir. Halkını yoksulluktan kurtarana dek durmayacaktır; bu, en büyük düşmanının kızı olan Elizabeth Campbell ile evlenmesi anlamına gelse bile…
İpek saçlı güzellik Elizabeth ise onu en baştan etkisiz hale getirecektir. Kadının tatlı, el değmemiş zarafeti, Patrick’in perişan ruhunun soğuk derinliklerine kadar dokunacak ve intikamdan çok daha fazlasını istemesine neden olacaktır.
Utangaç ve itaatkâr olan Lizzie’nin içinde tutkulu ve özlemini çektiği aşk için hazır olan bir kadın yatmaktadır. Genç kadın, keskin zümrüt yeşili gözleri olan adamın yakıcı öpücüğü içine umutsuz bir açlık kıvılcımı düşürdüğünde, Patrick’in cüretkâr baştan çıkarmasına karşı koyamaz. Ancak kurtuluş için tek şansı yakaladıklarının farkında değillerdir. Nefretten daha güçlü bir duygudur bu: aşk…

Yorumlar