Otostopçunun Galaksi Rehberi (Hitchhiker's Guide to the Galaxy #1) | Douglas Adams | Kitap Yorumu

Bilim kurgu okumayı en keyif aldığım türlerden biri. Bu kitap ise o türün kült eserleri arasında yer alıyor. Bir radyo programının kitap uyarlamasıymış, yazar ön sözde bununla ilgili güzel bir açıklamaya yer vermiş. Arthur Dent evinin yıkılmaması için buldozerlerin önünde yatarken, kendini uzaydan gelmiş olan arkadaşıyla birlikte Vagon uzay gemisinde bulur. Şimdi Vagon da ne diyeceksiniz. Kendileri kestirme güzergah için dünyayı ortadan kaldıran ırk oluyorlar. Evet bildiğimiz dünyamız yok oluyor ama hepimiz kendimizi çok önemli sansak da, evren de işleyiş aynı hızla devam ettiğinden kahramanlarımız için bir son olmuyor bu elbette. Kullanılan dil, yapılan çoğu yerinde, ince göndermeler ve beni kahkahalara boğan sahneleri ile kitap favori bilim kurgularım arasına yerleşti. Kendine özgü bir sürü terimlere yer veren bir seriydi, melankolik robot Marvin'den, uzay boşluğunda süzülen ispermeçet balinasına kadar imkansızlığa her türlü şekilde yer verilmiş. Serinin ilham olduğu şeyler gözümde değerinin daha da artmasına neden oldu. Kahramanları okumaktan çok zevk aldım. Söylemek istediğim çok şey var ama olay gidişatı hakkında bilgi vermek istemediğimden değinmiyorum o kısımlara. Bence bilim kurguya önem veren kişilerin mutlaka okuması gerekiyor. Beşibiryerde olanını da en kısa zamanda okumak isterim. Kitaba doyulmuyor.

KİTAP TANITIMI


Galaksinin Batı Sarmal Kolu’nun bir ucunda, haritası bile çıkarılmamış ücra bir köşesinde, gözlerden uzak, küçük ve sarı bir güneş vardır. Bu güneşin yörüngesinde, tamamıyla önemsiz ve mavi-yeşil renkli, küçük bir gezegen döner. Gezegenin maymun soyundan gelen canlıları öyle ilkeldir ki dijital kol saatinin hâlâ çok etkileyici bir buluş olduğunu düşünürler. Bu gezegenin şöyle bir sorunu vardı: Üzerinde yaşayan halkın büyük bölümü çoğu zaman mutsuzdu.Bu sorun için pek çok çözüm önerilmişti, ama bunların çoğu genellikle yeşil renkli küçük kâğıt parçalarının hareketleriyle ilgiliydi. Bu da tuhaftı, çünkü aslında mutsuz olanlar yeşil renkli küçük kâğıt parçaları değildi. Bu nedenle sorun varlığını sürdürdü; halkın çoğunun durumu kötüydü ve onların büyük bölümüyse sefildi, dijital kol saatleri olanlar bile. Her şeyden önce, ağaçlardan inmekle büyük bir hata ettiklerini düşünenlerin sayısı gün geçtikçe artıyordu. Yaklaşık iki bin yıl sonra, bir perşembe günü korkunç, aptal bir felaket meydana geldi. İşte bu kitap o felaketin doğurduğu bazı sonuçların öyküsüdür. Üstelik unutulmaması gereken şu ki: Dizinin daha ilk kitabındasınız ve yine bir perşembe yaklaşıyor, hafta sonuna az kaldı.

Yorumlar