Soraya | Meltem Yılmaz | Kitap Yorumu

"Mutluluk..." diye düşündü. "Basit, sıradan, olağan bir akışın içinde öylece durabilmek belki..." Bu kitap hakkındaki düşüncelerimi size tam olarak açıklayabilecek miyim emin değilim. Ülke gündemini takip edenler bilirler ki Suriye'deki iç savaşın tansiyonunun yükseldiği zamanlarda yoğunca bir göç aldık ve alıyoruz hala da. Tabi ülkemizdeki en önemli başlıklardan biri Suriyeli mülteciler ile fazla göç karşısında yetersiz kalan kaynaklarımız. Soraya'da Humus'a savaşın yansımasından önce kendi yağında kavrulan bir ailenin kızıdır. Saldırılardan sonra neredeyse hayatta kalan diğer herkes gibi o da güvende olabilmek adına ailesi ile birlikte Türkiye'ye sığınır. Kitabı okurken her türlü duyguyu hissedebildim aslında. Ülkemizdeki kadınların, Suriyeli kadınların ve diğer her yerdeki kadınların bu tarz olaylardan en çok etkilenen kişiler olmaları tüm çıplaklığıyla önüme sunulmuştu. Az çok haberleri takip ediyorsanız Suriye'li kadınların kamplardan kurtulmak adına kuma oldukları, Muta nikahı denen bir şey adı altında pazarlandıkları, dilendikleri ya da hayat kadını olarak çalıştırıldıklarını biliyorsunuzdur. Bebeğiyle katledilen mi dersiniz, tecavüze uğrayan mı. Tabi bu olaylar sadece onların değil bizim de başımıza her an gelebilir artık maalesef güzel ülkemizde orası ayrı mesele. Soraya da bu yazdıklarımdan birkaçını bizzat tecrübe ediyor. Soraya'nın umutlarını, duygularını yazar çok içten bir şekilde önümüze sunmuş. Aslında tam olarak nasıl düşünebildiğini de yansıtmış ki düşündüğü bazı şeyler bizim hakkımızda beni oldukça sinirlendirdi. Bu durum konuşulduğunda içinden çıkmaz bir hal alıyor gerçekten. Berlin Film Festivali'nde seçilen bir kitap Soraya. Benim bu kitapta aldığım en önemli ders mutluluğu en ufak şeylerde aramak, önemsiz sorunları gözümde büyütüp kendime karmaşa yaratmamam, hayatın ne getirebileceği hiç belli değil. Bir gün ansızın başımıza ne geleceği belli olmadığından hayatı dolu dolu yaşamalıyız. Bu tarz konular ilginizi çekiyorsa kitabı öneririm. Zaten sayfa sayısı az ve yazarın dili de anlaşılır olduğundan okuması gayet kolay.

KİTAP TANITIMI

Aşk bütün savaşlardan güçlüdür çünkü daha yıkıcıdır…

Henüz yirmi yaşındaki güzeller güzeli Soraya, şehirleri öfke ve kan kokan Suriye'deki acımasız savaştan kaçıp kendisine yepyeni bir gelecek yazmak umuduyla sığınmıştı Türkiye'ye… Kaderinin kalemi başkalarının elinde olan Soraya, kendisinden otuz yaş büyük evli bir adamla evlenmeye razı olduğunda onu savaştan çok daha ölümcül bir gelecek bekliyordu aslında: AŞK…

Savaş, kamp, esaret ve kumalık… Aşkın barınamayacağı bu sıkıntılı hayat çıkmazlarında kendi mucizesini yaşayan Soraya'nın nefes kesen duygu dolu hikâyesini gazeteci-yazar Meltem Yılmaz kaleme aldı.

Suriye'deki içsavaştan kaçıp hayatta kalma mücadelesini Türkiye'de sürdürmeye çalışan sığınmacıların dramını tarafsızca ve tüm çıplaklığıyla anlatan Meltem Yılmaz, gerçek bir hayat hikâyesinden ustaca kurguladığı romanında savaşların insan ruhunda bıraktığı derin yaraları da cesaretle gözler önüne seriyor.

Sarsıcı öyküsü, akıcı dili ve detaylardaki zenginliğiyle dikkat çeken Soraya her sayfasında merak ve beklenti yaratarak, okuru trajik olduğu kadar heyecan dolu bir serüvene de sürüklüyor…

Yorumlar