Çirkin Aşk | Colleen Hoover | Kitap Yorumu

Nihayet okuduğunu gördüğüm herkesin kalemine hayran olduğu Colleen Hoover ile tanışabildim. Kitap sıradan bir yetişkin roman havasında olsa da okuduğum yorumlardan sonra elbette tokat etkisi yaratacak sahneler beklentisindeydim. Çok geçmeden onlarla da yüzleştim. Bu kitapta karakterlere hem çok kızdım, hem çok üzüldüm, hem de sanki yerlerindeymişim gibi acılarını hissettim. Tate ve Miles aralarında bir anlaşma yaparlar. Geçmiş hakkında soru yok ve gelecek hakkında bir beklentide. Daha doğrusu Miles'ın isteği bu. Kızımız da ne olursa olsun onunla beraber olmak istediğinden söylediği her şeye tamam diyor. Çoğu erkek karakter gibi güçlü biri olsa da en beklenmeyen anlarda Miles'ın zayıflıklarına tanık olurken üzülmemek elde değil. Az çok onun ne yaşadığını tahmin edebilirsiniz benim gibi belki. Yazar bir bölüm Tate'in bir bölüm Miles'ın geçmişe dönük bakış açısıyla ilerlediğinden merakta tırmanan duygulardan biriydi. Aslında çok etkileyecek bir konu ya da olay olmamasına rağmen yazar karakterleri öyle yoğun duygular ile donatmış ki etkilenmeden edemiyorsunuz. Miles'a çok kızdım. Tate'i maruz bıraktığı durumlar çok acı vericiydi. Rachel' a da gerçekten çok sinirlendim. İkisi de aynı acıyı yaşamalarına rağmen aralarına set çekip olanlardan kaçmasa, ki yaşadıkları da çok kötü şeylerdi tamam ama belki Miles bu kadar yıpranmış, hasar görmüş ve kendine zarar veren biri olmayacaktı duygusal anlamda. Tate'de hoşlanmadığım şeyler yapmadı desem yalan olur, Miles'a karşı bu kadar affedici olması bazı yerlerde beni çok öfkelendirdi. Tabi onları eleştirdiğime bakmayın, özellikle Miles'ın olduğu sahnelerde fangirl havasından bir türlü çıkamadım ayrı mesele. Karakterler kusurlu, belki bir yanları çirkin, ama ortaya çıkan ve hissettirilen duygular kitabı okunmaya değer kılıyor. Son sayfayı kapadığımda kapak tasarımı ve kitabın adının bu kadar basit ama anlamlı olması, verdiği mesaj ayrı bir şekilde boğazımı düğümledi.

K İ T A P T A N I T I M I


New York Times'ın çok satan yazarı Colleen Hoover yürekleri sızlatan yeni bir aşk hikâyesiyle geri dönüyor. Tate Collins havayolu pilotu Miles Archer'la tanıştığında, bunun ilk görüşte aşk olduğunu düşünmez. Birbirlerini arkadaş olarak görecek kadar bile iletişim kurmazlar. Tate ve Miles'ın tek ortak noktası birbirlerine karşı inkâr edilemez bir çekim hissetmeleridir. Tutkularını açıkça ortaya koyduklarında, kusursuz bir planları olduğunu anlarlar. Genç adam aşk peşinde değildir, genç kadının ise aşka ayıracak vakti yoktur, geriye sadece seks kalır. Tate, Miles'ın ona sunduğu iki kurala uyduğu sürece anlaşmaları şaşırtıcı bir şekilde sorunsuz olacaktır. Asla geçmişim hakkında soru sorma. Bir gelecek bekleme. İdare edebileceklerini düşünürler, ama çok geçmeden bunun hiç de kolay olmadığını anlarlar. Kalplere sızılıyor. Sözler bozuluyor. Kurallar çiğneniyor. Aşk çirkinleşiyor.

Yorumlar